Herkes İçin Mimarlık Derneği ve Mekânda Adalet Derneği, MADakademi Buluşmaları kapsamında 5 Aralık 2020 tarihinde Kamusal Alan ve Katılım Forumu düzenledi. Herkesin sözünü söyleyebileceği geniş katılımlı bir forum olarak planlanan etkinlikte kentlerin karar alma süreçlerinde ve tasarımında bir yöntem olarak katılım konusu tartışıldı. “Kamusal Mekân ve Demokrasi”, “Katılımın Siyaseti” ve “Katılımın Araçları ve İşlevi” başlıkları altında düzenlenen etkinlikte, her üç oturumda konuşmacıların kısa sunumlarının ardından konular hakkında tartışmalar yapıldı.

Birinci oturumda, “Kamusal Mekân ve Demokrasi” başlığı altında Sevince Bayrak, Zeynep Gülru Göker ve Hossein Sadri’nin sunumlarına yer verildi. Bayrak,  “kamusal mekân, mülkiyetin değil aidiyetin olduğu alandır” tanımlamasını yaptı. Kamusal mekânla olan memnuniyetsiz ilişki biçimlerini ele alarak, yıkıp yeniden yapma pratiklerinin gerekliliğini tartışmaya açtı. Göker, müzakereci demokrasi ve toplumsal cinsiyet bağlamında kamusal mekânla demokratik bir ilişki yürütmenin imkânları üzerinde durdu.  Ardından, Hossein Sadri, “kamusal mekân hepimizin mi hiçbirimizin mi ?” sorusu temelinde karar alma mekanizmalarının tamamen insan haklarına dayanması gerekliliğini vurguladı. Oturum sonunda gerçekleşen tartışmada izleyenlerin sorularına yanıt arandı. Kentlerin karar alma süreçlerinde ve tasarımında, katılımcı siyasetin imkânları üzerine konuşuldu. İktidarın kendini göstermek, hissettirmek amacıyla kamusal alanı yeniden inşasında bir araç olarak “tasarım” konusu ve pratikleri ele alındı.

Forumun 1. oturumuna aşağıdan erişebilirsiniz.


İkinci oturumda, “Katılımın Siyaseti” başlığı altında Bengi Akbulut, Ulaş Bayraktar ve Müge Yorgancı’nın konuşmaları dinlendi, tartışıldı.  Bayraktar, insanların yaşadıkları kente dair aidiyet duygularını geliştirmeye ve kamusal mekâna dair bilgilendirilmesine ihtiyaç olduğunu vurguladı; teknik uzmanlığın ötesinde kamusal mekâna dair açıklanmış bilginin gerekliliğine değindi. “Müşterekler siyasetini katılım siyaseti içerisinde nasıl düşünebiliriz ?” sorusu çerçevesinde Akbulut, katılımı müşterekler siyaseti içerisinde karar mekanizmalarının ötesinde emeğe katılmak, müştereği üreten ve yeniden üreten kolektif üretim süreçlerine katılmak temelinde anlamayı önerdi. Yorgancı, yerel yönetim sistemleri içerisindeki kurumsal yapılara değinirken katılımın planlanma süreçlerini kent konseyi, belediye ve mahalle meclisleri temelinde ele aldı. İzleyenlerin katılım ve siyasete dair yorumlarına yer verilen oturum, tartışmalarla desteklendi.

Forumun 2. oturumuna aşağıdan erişebilirsiniz.


Üçüncü oturumda, “Katılımın Araçları ve İşlevleri” başlığı altında Arda İnceoğlu, Hayrettin Günç ve Barış Göğüş’ün konuşmaları dinlendi. İnceoğlu, katılımın bir iletişim aracı olarak tasarımcılar, kullanıcılar ve üretenler arasındaki iletişimi sağlamanın ötesinde anlamayı amaçlayan bir işlevi olduğuna değindi. Katılımcı tasarım pratiklerine dair deneyimlerini ortaya koydu. Günç, sahada gerçekleştirdiği pratikleri aktardığı sunumunda katılımın işlevlerini dört başlık altında ortaya koydu.  Kamusal mekânda gerçekleştirilen pilot proje örneklerine de yer verdiği sunumunda katılımcı süreçlerin nasıl işlediğini aktardı. Son olarak Göğüş, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi çalışma ekibiyle birlikte yürüttüğü “Kabataş Transfer Merkezi ve Yakın Çevresi Katılımcı Tasarım Süreci” isimli çalışmasını sundu. Göğüş, Kabataş’ta yürütülen Martı projesinin masadan kalkmasıyla gündeme gelen yeni katılımcı tasarım sürecinin nasıl kurgulandığını aktardı. Katılımcı tasarım sürecinin dinamiklerini ele alan, tartışmalarla desteklenen oturumda izleyenlerin sorularına da yer verildi.

Tüm oturumları kapsayan bir genel tartışmayla devam eden yayını yaklaşık 180 izleyici takip etti. Yayın süresince izleyenlerin yorumlarına ve sorularına da yer verildi. Geniş katılımlı bir forum olarak gerçekleşen etkinlikte, birçok konuşmacı yer aldı.

Forumun 3. oturumuna ve genel tartışmaya aşağıdan erişebilirsiniz.


Metni Hazırlayan: Tuğçe Sarıkaya


#MADakademi Buluşmaları, mekânda adalet için yenilikçi, nitelikli ve kamusal bilgi üretimini desteklemeye yönelik bir paylaşım platformu olarak hayata geçirilmiştir. MAD’ın Karaköy ofisinde, çevrimiçi platformlarda, İstanbul’un sokaklarında  ve başka kentlerde düzenli bir şekilde konuşmalar, yürüyüşler, film gösterimleri ve atölyeler gerçekleştiriyor. Mekân çalışmalarının merkezine toplumsal adaleti koyan araştırmacıları ve pratisyenleri destekliyor. 

2019 yılında MAD’ın Karaköy ofisinde ve İstanbul’un sokaklarında gerçekleşen #MADakademi Buluşmaları etkinlikleri:

2020 yılında pandemi sebebi ile başlattığımız #SalgındaAdalet serisi ve diğer #MADakademi Buluşmaları webinarları için: 

#MADakademi programı hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.