Mekanda Adalet Derneği olarak, Hakan Koçak’ın mihmandarlığında, neredeyse iki yüz yıllık bir sanayi havzası olan Beykoz’da  endüstriyel mirasın izini sürdük. 19. yüzyıl başlarına kadar mesire yeri olarak anlatılarda yer alan Beykoz ve çevresi Tanzimat sonrası devlet eliyle başlatılan sanayileşme çabalarının görünürlük kazandığı ilk mekânlardan biri. Bölgenin ve Türkiye’nin en eski işletmelerinden biri olan Beykoz Deri-Kundura Fabrikası’nın mesken tuttuğu Beykoz, 2000’lere kadar fabrikalar bölgesi ve buna bağlı olarak da işçi havzası durumundaydı. Bir koldan hemşerilik bağları bir koldan fabrikadaki sınıf dayanışması işçilerin burada bir yaşam alanı kurmalarını sağladı. Şişe Cam Fabrikası’nın hemen yanında yer alan Sultaniye Çayırı’nda organize edilen kuzu bayramlarından Deri-Kundura fabrikasının içinde izlenen sinemaya, Tekel Rakı’nın salonlarında konserlere, fabrikalar birer sendikal, politik ve kültürel merkez olmuştu. Grevler, direnişler, 1900’lere uzanan işçi hareketlerine de ev sahipliği yapan Beykoz’un günlük yaşamının ayrılmaz parçalarıydı. 

Şimdilerde kentsel dönüşüm projeleri, lüks konut alanları, yeni kurulan üniversiteler, yıkılan Rakı Fabrikası yerine inşa edilen lüks otel, Beykoz Kundura alanındaki film setleri, sanat ve kültür etkinlikleri ile semt çehre değiştiriyor.  Osmanlı’dan günümüze gelen olağanüstü endüstri mirası ise – Kundura örneği sayılmazsa- ne yazık ki korunabilmiş değil. Günümüzde Beykoz eski kimliğinden hızla sıyrılan ama henüz yeni bir kimlik de oluşturamamış bir ilçe olarak görünüyor.

Beykoz’da emek tarihi ve endüstriyel mirasın izlerini takip ettiğimiz yürüyüş videomuz için takipte kalın.


Metin MAD’ın Çevresel Adalet Yürüyüşleri serisi için, Hakan Koçak’ın hazırladığı “Beykoz’da Endüstriyel Mirasın İzleri” başlıklı yazıdan derlenmiştir.



Fotoğraflar: Emirkan Cörüt


Kuruluşundan bu yana, Mekanda Adalet Derneği olarak “yürümek”’i kenti anlamak ve araştırmak için bir metod olarak kullanıyoruz, bu eksende atölye çalışmaları, araştırmalar ve etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Kent çalışmaları içinde yürümenin önemli bir yeri olduğunu, yürüyerek tarihle, farklı toplumsal gruplarla ve mekanla ilişkiler kurulduğu, bilgiye aracısız erişim imkanı yaratıldığını düşünüyoruz. 

Mekanda Adalet Derneği, Çevresel Adalet Yürüyüşleri ile İstanbul sınırlarında çeşitli coğrafi, kentsel ve sosyal koşulları deneyimleyip belgeliyor. Her rotanın politik ekolojisini aktaran durakları ve yolları anlatması için alanında uzman akademisyenlerle çalışıyor, yürüyüş rotalarını beraber oluşturuyor. Her rotada uzmanlarla beraber fotoğrafçılar, videograflar ve sanatçılar yürüyüşümüze katılıyor. Yürüyüşlerin sonucunda her yürüyüşü ana hatlarıyla aktaran yürüyüş haritaları ve videolar üretiliyor.