Büyük kaygı ve üzüntü ile takip ettiğimiz Gezi Davası hukukun temel ilkelerini ve kamuoyunun adalet ve vicdan duygularını hiçe sayan kararlarla son buldu. Osman Kavala’ya verilen ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını, Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman, Can Atalay, Yiğit Ali Ekmekçi, Mine Özerden, Çiğdem Mater ve Hakan Altınay’a verilen 18 yıl hapis cezasını kabul edilemez buluyoruz. 

Sekiz hak savunucusunun özgürlüğünü haksız yere kısıtlayan bu cezaların, sivil toplumun ve hak savunucularının faaliyetlerinin kriminalize edilmesine yol açtığını, dolayısıyla çoğulcu demokrasimize ve sivil topluma ağır darbe vurduğunu düşünüyoruz. Hak savunucuları, sivil toplum kuruluşları ve yurttaş toplulukları kamu yararı olan meselelere dikkat çeker, toplumsal adaletsizlikleri görünür kılar, sosyal ve iktisadi politikaları eleştirirler. Gezi’nin en önemli bakiyelerinden biri de derinleşen kentsel ve çevresel adaletsizlikleri daha önce olmadığı kadar görünür kılmış olmasıdır. Bu, hepimizin kucaklaması gereken toplumsal bir faydadır.

Bu toplumsal faydayı önemseyen sivil toplum kuruluşlarının ve hak savunucularının maruz kaldığı bu büyük adaletsizliğin bir an önce giderilmesini talep ediyor, hukuki sürecin takipçisi olmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyoruz.

Mekanda Adalet Derneği