MAD olarak, iklim adaleti savunuculuğunun önemli bir boyutunu oluşturan adil geçiş yaklaşımını, insanların yaşamlarına dokunan somut bir dönüşüm süreci olarak ele alıyoruz. Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçişin zorunluluğuna inanırken, bu dönüşümün kendi hâline bırakıldığında kazananlar ve kaybedenler yaratabileceğinin farkındayız. Geçiş süreçlerinin yalnızca teknik bir meseleye indirgenmemesi, geniş katılımlı bir toplumsallaşma zemini bulması gerektiğini savunuyoruz. Toplumsal adaleti dışlayan, sahaya temas etmeyen politika ve yaklaşımların iklim değişikliği inkarcılığını, iklim gündemine tepkiyi ve ilgisizliği tetiklediğini biliyoruz. Metodolojik çeşitliliği benimsiyor, adil geçişi kır, kent, aile, emek gibi alanlar ve yerel dinamiklerle birlikte ele alıyoruz. Böylece, iklim adaleti mücadelesini herkesin söz hakkının olduğu, kapsayıcı ve dayanışmacı bir zeminde yürütmeyi hedefliyoruz. Bu amaçla doğrudan sahaya gitmeyi, bireyleri ve toplulukları kendilerinden dinlemeyi, bilgiyi aşağıdan yukarıya inşa etmeyi önemsiyoruz.
İncelemek için tıklayın
İncelemek için tıklayın
Ermenek’te yürüttüğümüz saha araştırması, Soma ve Ermenek maden faciaları sonrasında kömür ekonomisinden plansız şekilde çıkan Ermenek’te yaşananları, bölgenin yaşadığı ekonomik ve toplumsal dönüşümü inceliyor. Eski madencilerin farklı sektörlere geçiş deneyimlerinden hareketle istihdam, sosyal koruma, toplumsal cinsiyet, göç ve yerel ekonominin çeşitlendirilmesine odaklanıyor.
Araştırma bulguları Adil Geçiş İçin Ermenek’ten Dersler ve Kömürden Sonra Emek raporlarında bir araya getirdiğimiz araştırma bulguları, kömürden çıkış politikalarının yalnızca çalışanları değil, madenciliğe bağımlı bölgelerin bütününü ve yerel toplulukların ihtiyaçlarını gözetmesi gerektiğini ortaya koyuyor; Ermenek’ten dersler çıkararak Türkiye’nin adil geçiş planlamasına ve politikalarına dair öneriler sunuyor.
Bilgi notunu incelemek için tıklayın.









